Vergi hukuku, kamu hukuku içinde yer alan ve devletin mali faaliyetlerinin hukuki yönünü inceleyen mali hukukun bir alt dalıdır. Mali hukuk; vergi (gelir) hukuku , harcama (gider) hukuku ve bütçe hukuku olmak üzere üç alt sınıflandırmaya tabidir. Vergi hukuku, devletin kamu gücüne dayanarak elde ettiği kamu gelirlerinin hukuki rejimini inceler.
Karşılıksız olan ve gerektiğinde zor kullanılarak alınan; harç, resim, fon, prim, aidat vb. adlar altındaki tüm kamu gelirleri nitelik itibarı ile vergi hukuku kapsamına girer.
Verginin alacaklısı devlettir ancak, toplama yetkisini yerel yönetimler (belediyeler, il özel idareleri) ve diğer kamu tüzel kişilerine devredebilmektedir. Emekli sandığı,Sosyal Sigortalar Kurumu(SSK), Bağkur vb.
Vergi Ödevi Anayasa madde 73’de düzenlenmiştir. Madde hükmü şöyledir; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” Bu hükümde herkes denilerek vergiyi genelleştirilmektedir. Yani vergi geneldir, herkes vergi ödemekle yükümlüdür. Verginin genelliği bağımsız bir ilke olmayıp, verginin yasallığı ilkesi içinde yer almaktadır. Yine bu hükümde mali güç kavramı geçmektedir. Mali güç vergi hukukçuları tarafından gelir, servet ve harcama olarak kabul edilmektedir.
Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin “İspat” başlıklı B fıkrasında yer alan, “Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır” hükmü gerçekte bir ispat kuralından çok vergi hukukunda ekonomik yaklaşıma ilişkin kural öngörmektedir. Bundan kasıt vergi hukukunda yorum yöntemlerine yer verildiğidir.
Devletin tek taraflı olarak getirdiği vergi yükümlülüğünü, ceza yaptırımı uygulayarak yerine getirmesidir (aynı olarak).
Vergi Süreci “4T” olarak da bilinir:
Tarh: Vergi Tutarının tespit edilmesi,
Tebliğ: Tutarın mükellefe bildirilmesi
Tahakkuk: Verginin ödenmesi gereken aşamaya gelmesi
Tahsil: Verginin fiilen alınması
Matrah: Üzerinden vergi alınacak tutar. Matrah ile vergi oranı çarpılarak ödenecek vergi bulunur.