Teknolojideki hızlı gelişim, başta ticaret olmak üzere birçok işlemin de elektronik ortamda yapılmasına imkân tanımıştır. Ayrıca nerede ise herkes, her gün sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanmaktadır. Bu durumdan faydalanmak isteyen kötü niyetli kişi ve kişiler, elektronik ortamları kullanarak hukuk dışı faaliyetlerde bulunmaktadır.
Bu faaliyetler kimi zaman ticari sahtekarlık, kimi zaman da kişisel verilerin ele geçirilmesi gibi konuları içermektedir. Bilişim hukuku, halk deyişi ile de internet hukuku, internet ortamındaki suç sayılacak faaliyetlerin engellenmesi için hukuk sistemimize girmiştir.
Sayısal bilginin paylaşımı esnasında meydana gelecek sorunlarla ilgilenen hukuk dalına, bilişim hukuku denmektedir. Başka bir deyişle, her konudaki bilginin elektronik ortamda toplanması, saklanması, işlenmesi ve korunması ile bu konularda oluşabilecek sorunların çözümünü belirleyen hukuk dalıdır.
Gün geçmiyor ki birilerinin sosyal medya hesapları çalınmasın veya kredi kartları ile hesaplarından para çekilmesin. İnternet üzerinden hukuk dışı yapılabilecek faaliyetlerin sayısı sürekli artmaktadır. Bu nedenle bilişim hukuku, suç teşkil eden konuları başlıklar altında toplar. Yeni çıkan suçları da bu başlıkların altına dahil etmektedir.
Özellikle internet siteleri ile elektronik ticaretle uğraşan şirketler bu konularda oldukça büyük mağduriyetler yaşamaktadır. Bu nedenle tecrübeli bir siber suçlar avukatı ile anlaşılması durumunda, sorunların çözülmesinde ve zararların tazmin edilmesinde önemli yol alınabilmektedir.
Bilişim hukuku; internet hukuku ve bilgi teknolojisi hukuku olarak üzere iki ana bölüme ayrılmaktadır.
Bilgi teknolojisi hukuku; bilgisayar programlarının ve dijital bilgilerin dağıtımı, güvenliğinin sağlanması ile e ticaret konularını kapsamaktadır. İnternet hukuku ise internetin kullanılması esnasında oluşan hukuki meseleleri, internete erişimi ve internetin kullanımını, özel hayatın korunmasını ve ifade özgürlüğü gibi konuları kapsamaktadır.
Bilişim hukukunun suç olarak kabul ettiği faaliyetlerin tümü, kapsadığı bu ana başlıklardaki hususlara, yasal olmayan erişimlerden kaynaklanmaktadır.
Ülkemizde bilişim hukuku, ilk kez 1991 yılında Türk Ceza Hukuku’na girmiştir.
Bu alanda işlenen suçlar düzenlenmiş ve bilişim suçları adını almıştır. Bu kapsamda, beş ana suç tipi belirlenmiştir, bu suçlar şu şekilde sıralanmıştır;
Sistemde bulunan ve sır teşkil eden bilgileri, hukuka aykırı olarak elde etmek ve öğrenmek
Başkasına zarar vermek maksadı ile sistemde bulunan bilgilerin kullanılması, nakledilmesi ve çoğaltılması
Kendisine veya başkalarına yarar sağlamak ya da başkalarına zarar vermek için sistem ve unsurlarının değiştirilmesi, silinmesi, tahrip edilmesi, yanlış biçimde işlemesinin sağlanması ya da sistemin işlemesine engel olunması
Kendisi veya başkası lehine sistemi kullanarak hukuka aykırı yarar sağlanması ve dolandırıcılık yapılması
Sistemin kullanılarak sahtecilik yapılması
Bu beş ana konuya göre, günümüzde bilişim suçları şu şekilde sınıflandırılmaktadır;
Bilgisayar sistemlerine ve servislerine yetkisiz erişim
Kişisel verilerin kötüye kullanılması
Bilgisayar sabotajı
Bir bilgisayar yazılımının izinsiz kullanımı
Bilgisayar yoluyla dolandırıcılık
Bilgisayar yoluyla sahtecilik
Sahte kişilik oluşturma ve kişilik taklidi
Ticari sırların çalınması
Terörist faaliyetler
Yasadışı yayınlar
Hacking
Çocuk pornografisi
Diğer suçlar (organ ticareti, tehdit, uyuşturucu, fuhuş, vb.)
Bilişim suçlarından mağdur olan kişilerin, hukuki destek almak maksadı ile yapacakları bilişim hukuku avukatı İstanbul aramalarında, bu konular üzerinde daha önceden çalışmış kişiler tercih edilmelidir.
Bilişim suçlarına bakmakla, asli ceza ve ağır ceza mahkemeleri görevlendirilmiştir. Bilişim suçları için şikâyet zorunlu olmayıp adli makamlar tarafından da soruşturmalar resen başlatılabilmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen bazı bilişim suçları ve cezaları şu şekilde sıralanmaktadır;
Bilişim sistemlerinin bir kısmına veya tamamına hukuksuz olarak girmek; bir yıla kadar hapis cezası
Bilişim sistemlerine hukuksuz olarak girdikten sonra, burada bulunan verileri değiştirmek veya tamamen silmek; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
Giriş yaptığı sistemi izlemeyi sürdürmek; üç yıla kadar hapis cezası
Bilişim suçlarından haksız çıkar elde etmek; iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası
Bu suçlamalarla karşılaşan veya bu suçlardan mağdur olan kişilerin, açılacak davalarda konunun uzmanı olan bir bilişim avukatı ile birlikte çalışması, davanın seyrinde önem arz etmektedir.
Bilişim suçları avukatının hizmet verdiği alanlar oldukça geniştir.
Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanmaktadır;
Bilişim sözleşmelerinin, hukuka uygun olarak hazırlanması
Bilişim suçları ile ilgili adli makamlara suç duyurusunda bulunulması, bu konularda davaların açılması ve takip edilmesi
Kişilik haklarını ihlal edilen haber ve görüntülerin, internet ortamından kaldırılması için gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilmesi
İlgili kurum ve kuruluşlar ile şirketlere bilişim hukuku ile ilgili konularda, danışmanlık hizmeti vermek
Bu konularda hizmet almak için yapılan bilişim hukuku avukatı İstanbul aramalarında, mevzuata hâkim ve tecrübeli avukatlarla çalışılması gerekmektedir. Tecrübeli bir bilişim avukatı, bilişim suçlarına karşı açılan davalarda, davacının menfaati kapsamında, tüm işlemleri yürütmek ve sonuçlandırmaktan sorumludur. Ayrıca davalar sonucunda, davacının hakları konusunda da bilgilendirme yapmalı ve gerekiyorsa bu davalarla birlikte tazminat davalarının da açılmasını sağlamalıdır.
Bilişim suçlarından dolayı mağdur olan gerçek veya tüzel kişiler, bu durumdan dolayı maddi ve manevi tazminat davaları açabilmektedir. Maddi tazminat davasının açılabilmesi için, işlenen suçtan dolayı maddi bir zararın oluşması gerekmektedir. Burada oluşan maddi zarar, sadece mal varlığının eksilmesi değil, elde edilecek kârın elde edilememesinden de kaynaklanabilmektedir.
Manevi zarar ise, genellikle kişilik haklarının zarar görmesi nedeni ile oluşmaktadır. Bu davalara bakan hakimler, manevi tazminatı belirlerken kişinin bu konudaki mağduriyet ve toplum içindeki saygınlık derecesini göz önünde bulundururlar. Hem maddi hem de manevi tazminatın istenilen seviyelerde ve hızlı bir şekilde alınabilmesi için bu konularda tecrübeli bir bilişim avukatı ile çalışılması gerekmektedir.
Beyaz yaka suçları olarak da bilinen bilişim suçları, bazı ortak özelliklere sahip bulunmaktadır.
Bu özelliklerin bazıları şu şekilde sıralanmaktadır;
Bilişim suçları bilgisayar sistem ve teknolojileri kullanılarak işlenmektedir
Bilişim suçları ile daha az riskle çok daha yüksek kazanç sağlama imkânı bulunmaktadır
Hukuk sistemine yeni girdikleri için, bu suçlar için yeterli kanun ve düzenleme bulunmamaktadır
Bilişim suçları, diğer suçlarla kıyaslandığında maddi ve manevi açıdan, daha ağır sonuçlar oluşturur
Bilişim suçlarından dolayı genellikle, ekonomi ve finans sektöründe bulunan bilinçsiz kişiler mağdur olmaktadır
Büyük ekonomik kayıplar olduğu için, genellikle emniyet güçlerine bildirilmezler
Bu suçları işleyen kişilerin yaş aralıklarının diğer suçlara oranla daha küçük olması
Bilişim suçları ferdi olarak işlendiği gibi organize olarak da işlenmektedir
Bu suçlarla mücadele etmek için, bilişim konularında gerekli bilgiye sahip olmak gerekmektedir. Bunun için de özellikle büyük firmalar ve e-ticaretle uğraşan şirketlerin, tecrübeli bir siber suçlar avukatı ile çalışması önemli olmaktadır.